Erhältlich:
Nicht auf Lager
Buch (Softcover): Belletristik
Silivri Tokyo
Verlag:
Ediciones Rubí Unsere-Artikel-Nr.: P35480369
EAN: 9798235275737
Erhältlich:
Nicht auf Lager
Zustellung: Di, 20.10.2026
Versand: Kostenlos
CHF 45.–
Beschreibung
Kafam pazar yerindeki korkunç kavgayla, hastanedeki yaralı Murat'la, karakolun soğuk duvarlarıyla, CHP'ye ve Ekrem Başkana yapılanlarla zaten darmadağınken, televizyon ekranlarına ve sosyal medya akışlarına düşen son dakika haberleriyle büsbütün yıkıldım sevgilim. Kemal Kılıçdaroğlu olayından sonra güven duygumuzu yerle yeksan eden, bizi adeta dipsiz bir güvensizlik kuyusuna fırlatan kapkara bir olay daha patladı canım çiçeğim. Daha Kılıçdaroğlu'nun o gizli protokolleri, arkadan dönen siyasi pazarlıkları ve bizzat içimizde yarattığı derin inanç kırılması yetmezmiş gibi, şimdi bir de bu skandal çıktı ortaya. Hani şu 6 Şubat depremlerinde göklere çıkararak, kahraman ilan ettiğimiz şarkıcı Haluk Levent var ya canım, AHBAP Derneği'ni kuran adam. 6 Şubat depreminde devletin o hantal, o felç olmuş kurumlarının boşluğunu dolduruyor diye milyonlarca insanın, can havliyle ve iyi niyetle milyarlarca lira para teslim ettiği o meşhur, İzmir marşını tekrar yorumlayarak özellikle seküler kesimlerin gönlüne giren, ne kadar kandırılmaya müsait olduğumuzu yüzümüze vuran bu adama duyduğum öfke de her geçen gün artıyor. Meğer o günlerde o toplanan devasa paraların arkasında ne kirli, ne utanç verici pazarlıklar, ne büyük bir ahlaki çöküş varmış da bizim ruhumuz duymamış. Satılmış medyalar yüzünden zaten neyi doğru öğrenebiliyoruz ki bu kapkara dünyada. O dehşet dolu günlerde, enkaz altından feryatlar yükselirken, kışın ayazında insanlar donarak can verirken bu AHBAP derneğinin, toplanan o halk paralarının bir kısmıyla gidip Kızılay'dan, depremzedeler için çadır satın aldığı ortaya çıkmıştı. Canım sevgilim, o gün toplumun asırlık bir yardım kuruluşu olan Kızılay'a karşı duyduğu o devasa öfkeyi, o dinmeyen nefreti ve hayal kırıklığını hangi kelimelerle tarif etsem yetersiz kalır. Cumhuriyet'in en köklü şefkat yuvası olması gereken, halkın zor gününde kanıyla, dişiyle tırnağıyla büyüttüğü Kızılay, depremin o en kritik, o en kanayan ilk günlerinde enkaz başındaki insanlara çadır dağıtmak yerine, elindeki stokları bir ticarethane gibi, bir holding gibi kupon arazi satar gibi parayla satmıştı. İnsanlar sokaklarda tir tir titrerken, cenazelerini defnedecek bir bez parçası dahi bulamazken, Kızılay'ın depolarındaki çadırları tırlarla parayı verene sevk etmesi, bu topluma, bu millete yapılmış en büyük, en organize ihanetti. O günlerde o basiretsiz, o liyakatsiz Kızılay yönetiminin bu holdingleşmiş, kokuşmuş tavrına karşı halk sokaklara dökülmüş, "Kanımız haram olsun, vergilerimiz nerede. " diye feryat etmişti. Depremzedelerin çaresizliğini bir kâr kapısı olarak gören devlet güdümlü bu kurum, toplumun gözünde meşruiyetini, onurunu, asırlık saygınlığını o çadır faturalarının altında tamamen kaybetmişti. Bizim seküler, muhalif ve vicdan sahibi kesimimiz de haklı olarak sarayın yönettiği, tarikatların arka bahçesine çevirdiği Kızılay'ı millete ihanetle, acıyı paraya tahvil etmekle suçluyordu. İşte tam o karanlık günlerde, devletin o çöken kurumlarına tepki duyan, bir nebze olsun temiz bir el arayan yardımseverler, Haluk Levent'i ve onun derneğini bir kurtarıcı, adeta bir halk kahramanı ilan etmişti. Meğer o günlerde göklere çıkardığımız, milli ve insani duygularımızı o sinsi dolandırıcılıklarına, o kirli oyunlarına alet eden Haluk, meğerse arkada bambaşka bir dünyada yaşayan, gözü dönmüş bir kumarbazın tekiymiş canım gülüm. Ortaya çıkan o son raporlar, o kirli hesap hareketleri gösteriyor ki, bu adam yıllardır o popüler, yardımsever maskesinin arkasında aslında borç batağında yüzen, kumar masalarında ömrünü tüketen, insanları dolandırmaktan defalarca hâkim karşısına çıkmış, hapis cezası almış bir bağımlıym
Spezifikationen
Sprache
- Türkisch
Autor
- Yusuf Solmaz
Erscheinungsjahr
- 2026
Format
- Buch (Softcover)
Anzahl Seiten
- 454